29 Kasım 2008 Cumartesi

sayın Darüşşafaka

Değerli Darüşşafaka Yetkilileri,

Ben İzmir'de çalışan bir doktorum.

Geçtiğimiz günlerde önce Urla'daki rezidansınızda kalan, çocukluğumda
yanında marangoz çıraklığı yaptığım eski ustamı; 95 yaşındaki Turhan
Amca'yı ziyaret ettim, daha sonra da gördüklerimden etkilenerek,
hayatta kimsesi kalmamış, ancak çok canlı, neşeli, ve bakımlı; gemi
barmenliğinden emekli, 84 yaşındaki bir hastama, kurumunuzun broşürünü
vererek ve ısrar ederek görüşmeye yolladım.

Hastam hayal kırıklığına uğramış olarak döndü, zira belki de bir kaç
yıl kalacağı bir oda karşılığında kendisinden tüm mal varlığı olan
yaklaşık 150 bin lira değerindeki evinin yanı sıra tüm emekli maaşı da
istenmişti. Kendisinin böyle bir anlaşmayı ağır bulduğunu, eline
harçlık para bile kalmadığını söyleyerek kurumunuzda kalmaktan
vazgeçti.

Urla'daki tesisinizi gezdim. Gerçekten büyük masraf edilmiş, kaliteli
malzeme kullanılmış, güzel ayrıntılar düşünülmüş, ancak bir eksiklik
var: Kalan yok!

Yeni açılan bir tesiste ilk kalacak olanlara belli kolaylıklar
gösterilmesi doğaldır, çünkü bu kişiler İzmir'de tecrübe edilmemiş bir
sistemi denemek için tüm malvarlıklarını riske atıyorlar. Kurumun
elektrik,ısıtma gibi işletme gideleri sabitken ve kalan 10- 15
kişinin bağışları bunu karşılamazken, burada kalmaya niyetlenen
kişilerin aşırı kuralcılıkla küstürülmesinin hem cemiyetiniz adına,
hem kurumunuzda kalmak isteyen yaşlılar adına büyük bir kayıp olduğunu
düşündüğümden size bu mektubu yazıyorum.

Kanımca kapasitenin hiç olmazsa yarısı dolana kadar gelenlerin maddi
açıdan fazla zorlanmadan kabulü işletmenin başarısını arttıracaktır.
Zira bu sayede hem kurumun tanıtımı yapılacak, hem de burası yaşanan
bir yer haline gelince, içeride insan sesleri olunca ilk görende
maroken koltuklu bomboş salonların yarattığı hayal kırıklığı
yaşanmayacaktır.

Benim de burada kalma niyetim olsa, şehirden oldukça uzak, ulaşım
imkanları çok sınırlı (Turhan Amca'nın söylediğine göre merkeze gitmek
için epeyce yürümek ve üç vasıta değiştirmek gerekiyormuş. Yaşlılar
özellikle yürüme konusunda çok zorlandıklarından şehir merkezine hiç
olmazsa haftada bir-iki gün düzenli servis koyulması yönünde bir
talepleri olmuş, ama henüz sonuç alamamışlar), ve ahbaplık edecek
kimse bulunmayan böyle bir yerde kalmak istemezdim.

Umarım işinize karışıldığını düşünmezsiniz, ve bu güzel kurumu
yarattığınız gibi işe yarar hale getirmek için gerekli adımları
atarsınız.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim

gandhi

23 Kasım 2008 Pazar

Sayın ÇEVKO

bugün izmir bornova'daki apartmanımızın girişindeki dekoratif mermerlere vakfınızın amblemini taşıyan, çöp toplama saatlerini gösteren kocaman bir çıkartmanın yamuk olarak, lalettayin bir şekilde yapıştırıldığını gördüm, gördüğüm anda da yırtarak söktüm.
sizin bizim apartmanımızı kirletmeye ne hakkınız var, bizim apartman girişi çevreden sayılmıyor mu, göz zevkimizi koruyamaz mıyız.
yaptığınız basım ve dağıtım masraflarının heba olması dışında bu düşüncesiz ve hoyrat davranışınızdan ötürü vakfınızı kınıyorum
saygılarımla
gandhi


Sayın Gandhi



Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 24 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe koyduğu Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği uyarınca kağıt, karton, metal, cam ve plastik gibi ambalaj atıklarının toplanması ve taşınması Belediyelerin yükümlülüğündedir.

Vakfımız, 2005 yılında her türlü ambalaj atığının geri kazanımı konusunda Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan yetki almıştır. Bu yetki kapsamında ilçe belediyeleri ile işbirliği içersinde Kaynakta Ayrı Toplama Uygulamaları yürütülmektedir.

Vakfımız, Türkiye çapında İstanbul (Kadıköy, Pendik, Bakırköy, Zeytinburnu, Kıraç, Gürpınar), Ankara (Çankaya, Yeni Mahalle, Mamak, Beypazarı, Kazan, Pursaklar), İzmir(56 ilçe ve ilk kademe belediyesi), Bursa (Osmangazi, Emek, Kestel, Yıldırım, Mudanya, Güzelyalı), Antalya (Kaş, Serik, Muratpaşa, Konyaaltı), Muğla (Merkez, Marmaris), Yalova, Manisa, Balıkesir, Eskişehir (Odunpazarı, Tepebaşı), Adapazarı, Tekirdağ (Çorlu), Kocaeli (Bekirpaşa, Uzuntarla), Aydın (Didim) gibi konusunda hazırlıklarını tamamlamış olan çeşitli illerde ilçe belediyeleri ile işbirliği kurularak ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanılması sağlanmaktadır. Ayrıca bu çalışmalar kapsamında, ÇEVKO Vakfı olarak geri kazanım torbaları, geri kazanım kumbaraları ve iç mekan kumbaraları, ilgili belediyelere verilmekte ve talep edilen yerlere, ihtiyaç duyulan noktalara belediyeler tarafından yerleştirilmektedir. Aynı zamanda ilgili belediye bu atıkların düzenli olarak toplamasını da gerçekleştirmektedir.

İzmir’de 2004 yılından bu yana İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yürütmekte olduğumuz kaynakta ayrı toplama çalışmalarında birçok bölgede projeyi uygulamaktayız. Bornova’da Manavkuyu Mahallesi, Mansuroğlu Mahallesi, Kazım Dirik Mahallesi ve Evka-3 bölgesi proje dahilindeki pilot bölgeler içerisindedir. Projenin halka duyurulması aşamasında, tanıtım ekipleri oluşturarak kapı kapı dolaşılmakta, konut sakinlerine broşür dağıtılmakta ve apartmanlara ambalaj atıkları toplama günlerini belirten çıkartmalar yapıştırılmaktadır. Yani çöp toplama saatleri değil, sizin gördüğünüz çıkartma apartmanınızın ambalaj atıklarını çıkartma saatidir. Toplama gününüzde evinizde ayrı bir poşette biriktireceğiniz kağıt, karton, metal, cam, plastik gibi ambalaj atıklarınızı apartman girişinize çıkartacaksınız ve belediye ekipleri tarafından atıklarınız toplanacaktır.

Bu projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Bornova belediyesinin de işbirliği içerisinde yürütmekte olduğu bir proje olduğunu ve sizin gibi konut sakinlerinin de, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 24 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe koyduğu Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği uyarınca uyması gereken bir uygulama olduğunu belirtmek isterim.

Konuyla ilgili her türlü sorunuz için belediyenin 293 1999 nolu Alo Atık Hattını arayabilirsiniz.



İlginiz için tekrar teşekkür ederiz.



Saygılarımla,

E.A.

ÇEVKO Vakfı

Sayın E.A.

Sizin verdiğiniz yanıtın benim yakınmamla ne ilgisi var?
Ben apartmanımızın girişine neden ortamı çirkinleştiren bir çıkartma yapıştırdığınızı soruyorum, siz bana çıkartmada ne yazdığını anlatıyorsunuz.
Ben okuduğumu anlayabiliyorum, çöp toplama saatinden kastım sizin araçlarınızın çöp toplama saatiydi. Bizim çöplerimizi( sizin deyiminizle atıklarımızı) elbette ki her daire kendisi değil, apartman görevlisi depoda biriktirip çıkartıyor .
O da arabanızın ne gün geleceğini elbette ki biliyor.

Peki bizim apartmanın mermerlerini neden hoyratça kirlettiniz?
Bir özür dilemek bu kadar yazı yazmaktan zor mu?
Bir de aldığınız yetkinin, belediye ile anlaşmalarınızın tam metinlerini ekleseydiniz yanıtınız tam göz doldurucu olacakmış!


saygılarımla
gandhi